Kalp Krizi Belirtileri, Tanı ve Tedavi Yöntemleri

Kalp Krizi Belirtileri, Tanı ve Tedavi Yöntemleri

Kalp; göğüs kafesi içerisinde göğsümüzün orta çizgisinden biraz daha sol tarafta yer alan ve kaslı yapıya sahip hayati önem taşıyan bir organdır. Kalp yapısında oluşan herhangi bir bozukluk nedeniyle kalp kapak hastalıkları (valvüler hastalıklar), kalp kası (miyokard) hastalıkları, kalp dokusunun beslenmesinden sorumlu koroner damarlar ile ilgili kalp krizi gibi kalp hastalıkları veya kalbin çeşitli iltihabi rahatsızlıkları meydana gelebilir. Dünya genelinde en sık görülen ölüm nedenleri arasında kalp krizi ve inme bulunmaktadır. 

Kalp krizi nedir?

Kalbimize giden kan akışı engellendiğinde kalp krizi meydana gelir. Kalp damar tıkanıklıkları çoğunlukla, kalbi besleyen koroner arterlerde bir plak oluşturan yağ, kolesterol ve diğer maddelerin birikmesi sonucunda oluşmaktadır.

Göğüste aniden ortaya çıkan sıkışma ve ağrı hissiyle başlayan kalp krizine erkenden müdahale çok önemlidir. Erken müdahale ile hayati risk azaltılarak kalp kasının zarar görmeden kurtulabilmesi sağlayabilir.

Kalp damarlarındaki plakların aniden yırtılması ve damarlara pıhtı oturması ile kalp damarları aniden tıkanarak kalp kası oksijensiz kalabilir. Kalp kası hücreleri oksijensiz kaldığında bir süre sonra ölmeye başlar. İşte bu süreç kalp krizi = miyokart infarktüsü olarak isimlendirilir.

Kalp krizi en çok kimlerde görülür? 

  • İleri Yaş
  • Ailede kalp krizi geçiren birisinin olması (Genetik etkenler)
  • Sigara
  • Yüksek tansiyon
  • Yüksek kolesterol
  • Şeker hastalığı
  • Obezite

Kalp krizi risk faktörleri nelerdir?

Kalp krizinde erken müdahale çok önemlidir. Bu nedenle kalp krizi risk faktörlerini ve belirtilerini tanımak hayati önem taşımaktadır. Kalp krizi riskini artıran iki tür risk faktörü bulunmaktadır. Bunlar değiştirilemeyen riskler ve değiştirilebilen risklerdir. Değiştirilemeyen riskler arasında genetik faktörler (ailesinde erken yaşta kalp krizi öyküsü olanlar), yaş, erkek olmak vb. etkenlerdir. Kalp krizi riskleri yaşla birlikte artmaktadır. Değiştirilebilen riskler ise insanların çabalarına bağlı olarak değiştirilebilen faktörlerdir. 

Kalp Krizinde Değiştirilebilen Riskler; Sigara kullanımı, hipertansiyon, yüksek kan basıncı, diyabet, kandaki yüksek yağ oranı, yüksek kolesterol, obezite, kilo fazlalığı olarak sayılabilir.

Kalp krizi risk faktörleri şunları içerir:

  • Yüksek tansiyon; Zamanla, yüksek tansiyon kalbinize giden arterlere zarar verebilir. Obezite, yüksek kolesterol veya diyabet gibi diğer durumlarla birlikte ortaya çıkan yüksek tansiyon, kalp krizi riskinizi daha da artırır.
  • Yaş; 45 yaş üzeri erkekler ve 55 yaş üzeri kadınların kalp krizi geçirme olasılığı genç erkeklere ve kadınlara göre daha fazladır.
  • Sigara kullanımı. Buna sigara içmek ve pasif içiciliğe uzun süre maruz kalmak dahildir.
  • Yüksek kan kolesterolü veya trigliserit seviyeleri; Yüksek düzeyde düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL) kolesterol (“kötü” kolesterol) büyük olasılıkla arterleri daraltır. Diyetinizle ilgili bir tür kan yağı olan yüksek trigliserit seviyesi de kalp krizi riskinizi artırır. Bununla birlikte, yüksek düzeyde yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL) kolesterol (“iyi” kolesterol) kalp krizi riskinizi azaltabilir.
  • Obezite; Obezite, yüksek kan kolesterol seviyeleri, yüksek trigliserit seviyeleri, yüksek tansiyon ve diyabet ile bağlantılıdır. Vücut ağırlığınızın sadece %10’unu kaybetmek kalp krizi riskini azaltabilir.
  • Şeker hastalığı; Pankreasınız tarafından salgılanan insülin hormonunu yeterince üretmemek veya insüline uygun şekilde yanıt verememek, vücudunuzun kan şekeri seviyelerinin yükselmesine neden olarak kalp krizi riskinizi artırır.
  • Metabolik sendrom; Bu sendrom, obezite, yüksek tansiyon ve yüksek kan şekeriniz olduğunda ortaya çıkar. Metabolik sendroma sahip olmak, kalp hastalığına yakalanma riskini iki kat arttırır.
  • Ailede kalp krizi öyküsü; Kardeşleriniz, ebeveynleriniz veya büyükanne, büyükbabanız erken kalp krizi geçirmişse (erkekler için 55 yaşına kadar ve kadınlar için 65 yaşına kadar), yüksek risk altında olabilirsiniz.
  • Fiziksel aktivite eksikliği; Hareketsiz olmak, yüksek kan kolesterol düzeylerine ve obeziteye katkıda bulunur. Düzenli egzersiz yapan insanlar, daha düşük kan basıncı da dahil olmak üzere daha iyi kalp sağlığına sahiptir.
  • Stres; Stres kalp krizi riskinizi artırmaktadır.
  • Yasadışı uyuşturucu kullanımı; Kokain veya amfetamin gibi uyarıcı ilaçların kullanılması, koroner arterlerinizin kalp krizine neden olabilecek bir spazmını tetikleyebilir.

 

Kalp Krizi Belirtileri Nelerdir?

Kalp krizi vakalarında en önemli ve ilk belirti göğüs bölgesinde yaygın baskı tarzındaki ağrıdır. Göğüs duvarının ardında hissedilen bu ağrı, sanki göğüs kafesine biri oturmuş hissi veren ağırlık ve baskı yapıcı tarzda künt bir ağrıdır. Ağrı şiddetlidir, çoğu zaman sol kola, boyuna, omuzlara, karın, çene ve sırta doğru yayılma eğilimi gösterir. Genellikle yarım saatten uzun sürer.  Dinlenmek ya da koroner damarları genişleten nitrat içerikli ilaçları kullanmak ağrının hafiflemesini sağlayabilir. Kalp krizlerinin birçoğu önceden belirti verse de hafife alınmayacak bir kısmı hiçbir belirti vermeden, aniden gelişmektedir. Hastaların üçte ikisinde kriz gerçekleşmeden günler, bazen haftalar öncesinde göğüs ağrısınefes darlığıçabuk yorulma, terleme, yansıyan ağrı, halsizlik, sersemlik, baş dönmesi, bayılmabulantı, kusma, geğirme, nabız düzensizliği gibi belirtiler görülür.  

Kalp krizi geçiren hastalarda genelinde huzursuzluk ve ölüm korkusu olur. Yüz solgunlaşır, soğuk terleme meydana gelir ve sıkıntı hissi artar. Tansiyon yükselebilir fakat bazen de kalp yetmezliğine bağlı şok gerçekleştiğinde düşebilir. Kalp ritmi genelde düzensizdir.

Kalp krizi sırasında oluşabilecek belirtiler şu şekilde özetlenebilir:

Göğüs ağrısı, göğüste baskı veya rahatsızlık hissi değişikliklere bağlı olarak dinlenirken de yaşanabilir ve ilaç ağrıyı geçirmeyebilir. Kalp krizi geçiren hastaların çoğu göğüste ağrı veya rahatsızlık hissi meydana geldiğini söylemesine rağmen bu her kalp krizinde geçerli olan bir durum değildir. Bazı hastalarda sıkıştırıcı şekilde göğüs bölgesinde bir gerginlik meydana gelmektedir. Meydana gelen rahatsızlık hissi genelde kısa sürelidir ve birkaç dakika içerisinde kaybolur. Bazı durumlarda bu his birkaç saat içinde veya ertesi günde tekrar hissedilebilir. Kalp krizi belirtileri genel olarak kalp kasının yeterince oksijen alamadığını gösteren şikayetlerdir ve acil tıbbi müdahale gereksinimi olabileceği için dikkatli olunmalıdır.

Ayrıca bazı kişiler kriz öncesi dönemde gizli kalp krizi belirtileri olan çeşitli sindirim şikayetleri yaşayabilir. Hazımsızlık ve göğüste yanma gibi sindirim problemleri bazı kalp krizi belirtileri ile benzerlik gösterebileceği için dikkatli olunmalıdır. Erkekler kalp hastalıklarına daha fazla yatkınlık göstermektedir. Aynı zamanda erkekler kadınlara göre daha erken yaşlarda kalp krizi geçirebilir. Her ne kadar kalp krizi belirtileri kişiden kişiye değişiklik gösterebilse de erkeklerde kalp krizi belirtileri genellikle klasik semptomlardan oluşur. Kadınlarda ise durum biraz daha farklıdır. Uzun süreli halsizlik, uyku problemleri, anksiyete ve üst sırt ağrısı gibi klasik olmayan bazı belirtiler kadınlarda kalp krizi belirtileri arasında değerlendirildiği için bilinçli olunması gerekir.

Kalp Krizi Tipleri Nelerdir?

Akut koroner sendrom (AKS) olarak da tanımlanan kalp krizi kendi içerisinde 3 alt tipe ayrılır. STEMI, NSTEMI ve koroner spazm (unstabil anjina), bu üç kalp krizi tipini oluşturur. STEMI, EKG tetkikindeki ST segmenti olarak ifade edilen bölgede bir yükselme meydana geldiği kalp krizi paternidir. NSTEMI tipindeki kalp krizinde ise elektrokardiyografide (EKG) bu tarz bir segment yüksekliği söz konusu değildir. Hem STEMI hem de NSTEMI kalp dokusuna oldukça zarar verebilen majör kalp krizi çeşitleri olarak kabul edilir.

STEMI, koroner arterlerin tamamen tıkanması sonucu kalp dokusunun büyük bir kısmının beslenmesinin bozulması ile ortaya çıkan kalp krizi türüdür. NSTEMI’de ise koroner arterler kısmen tıkanmıştır ve bu nedenle EKG tetkikinde ST segmenti olarak ifade edilen bölgede herhangi bir değişiklik meydana gelmeyebilir.

Koroner spazm ise gizli kalp krizi olarak bilinir. Belirtiler her ne kadar STEMI ile benzerlik gösterse de kas ağrısı, sindirim problemi ve diğer çeşitli şikayetler ile karıştırılabilir. Kalbin damarlarındaki kasılmalara bağlı oluşan bu durum kan akışını kesecek veya oldukça azaltacak seviyeye geldiğinde gizli kalp krizi belirtilerini meydana getirebilir. Bu durum sırasında kalp dokusunda kalıcı hasar oluşmaması yüz güldürücü olsa da ileri zamanlarda kalp krizi geçirme riskinde artışa neden olduğu için ihmal edilmemesi gereken bir durumdur.

Ne zaman doktora görünmeli?

Belirtilerin varlığında hemen harekete geçin. Bazı insanlar önemli belirti ve semptomları tanımadıkları için çok uzun süre beklemekte ve bu sebeple tedaviden daha zor yanıt almaktadır. Şu adımları uygulayın:

  • Acil tıbbi yardıma ulaşın. Kalp krizi geçirdiğinizden şüpheleniyorsanız, tereddüt etmeyin. Hemen 112 veya yerel acil durum numaranızı arayın. Acil tıbbi hizmetlere erişiminiz yoksa, birinin sizi en yakın hastaneye götürmesini sağlayın. Başka hiç bir seçeneğiniz yoksa kendiniz hastaneye gidin. Durumunuz daha da kötüleşebileceğinden, araba kullanmak sizi ve başkalarını riske atar.
  • Size bir doktor tarafından reçete edilmişse nitrogliserin alınız. Acil yardım beklerken talimat verildiği gibi alın.
  • Doktorunuz önerdiyse aspirin alın. Kalp krizi sırasında aspirin almak, kanınızın pıhtılaşmasını önlemeye yardımcı olarak kalp hasarını azaltabilir. Aspirin diğer ilaçlarla etkileşime girebilir, doktorunuz veya acil sağlık personeli tavsiye etmedikçe aspirin almayın. Önce acil yardım çağırın.

 

Kalp krizi geçiren birini görürseniz ne yapmalısınız?

Bilinci yerinde olmayan birini görürseniz ve kalp krizi geçirdiğini düşünüyorsanız, önce acil tıbbi yardım çağırın. Ardından kişinin nefes alıp almadığını ve nabzı olup olmadığını kontrol edin. Kişi nefes almıyorsa veya nabız bulamıyorsanız, ancak o zaman CPR müdahalesine başlamalısınız.

Oldukça hızlı bir ritimde kişinin göğsüne sert ve hızlı bir şekilde (dakikada yaklaşık 100 ila 120 kompresyon) basınç uygulayın.

Kalp Krizi Tanısı Nasıl Konulur?

İdeal olarak, doktorunuz sizi kalp krizine yol açabilecek risk faktörleri açısından düzenli fizik muayeneler sırasında inceleyecektir.

Kalp krizi belirtileri ani bir şekilde başladıysa belirtileriniz size sorulacak ve kan basıncınız, nabzınız ve ateşiniz kontrol edilecektir. Bir kalp monitörüne bağlanacaksınız ve kalp krizi geçirip geçirmediğinizin görülmesi için testler yapılacak.

Kalp krizini teşhis etmek için yapılan testler şunları içerir:

  • Elektrokardiyogram (EKG). Kalp krizini teşhis etmek için yapılan bu ilk test, elektrik sinyallerini kalbinizden geçerken kaydeder. Göğsünüze ve uzuvlarınıza yapışkan elektrotlar yapıştırılır. Sinyaller, bir monitörde görüntülenen veya kağıda yazdırılan dalgalar olarak kaydedilir. Yaralanan kalp kası elektriksel uyarıları normal olarak iletmediği için EKG, bir kalp krizinin meydana geldiğini veya sürmekte olduğunu gösterebilir.
  • Kan testleri. Bazı kalp proteinleri, kalp krizinden kaynaklanan kalp hasarından sonra yavaşça kanınıza sızar. Acil servis doktorları bu proteinleri veya enzimleri kontrol etmek için kanınızdan örnekler alacaktır.

Kalp krizi geçirdiyseniz veya geçiriyorsanız, doktorlar durumunuzu tedavi etmek için hemen adımlar atacaktır. Bu ek testler de yapılabilir.

  • Göğüs röntgeni. Göğsünüzün röntgen görüntüsü, doktorunuzun kalbinizin, kan damarlarınızın boyutunu kontrol etmesine ve akciğerlerinizde sıvı olup olmadığına bakmasına olanak tanır.
  • Ekokardiyogram. Ses dalgaları (ultrason) hareket eden kalbin görüntülerini oluşturur. Doktorunuz, kalbinizin odacıklarının ve kapakçıklarının kalbinizden nasıl kan pompaladığını görmek için bu testi kullanabilir. Ekokardiyogram, kalbinizin bir bölgesinin hasar görüp görmediğini belirlemeye yardımcı olabilir.
  • Koroner kateterizasyon (anjiyogram). Kalbinizin atardamarlarına, genellikle bacağınızdaki veya kasıktaki bir atardamar yoluyla kalbinizdeki atardamarlara beslenen uzun, ince bir tüp (kateter) yoluyla sıvı bir boya enjekte edilir. Boya, arterleri röntgende görünür hale getirerek tıkanıklık alanlarını ortaya çıkarır.
  • Kardiyak BT veya MR. Bu testler kalbinizin ve göğsünüzün görüntülerini oluşturur. Kardiyak BT taramaları X-ışınlarını kullanır. Kardiyak MR, kalbinizin görüntülerini oluşturmak için bir manyetik alan ve radyo dalgaları kullanır. Her biri, kalp krizinden kaynaklanan hasarın boyutu da dahil olmak üzere kalp problemlerini teşhis etmek için kullanılabilir.

 

Kalp Krizi Tedavi Yöntemleri

Kalp krizinin erken tanı ve tedavisi kalbin aldığı hasarı azaltıyor. Kesin kalp krizi tanısı konmadan önce sadece şüphe halinde bile çeşitli tedaviler uygulanıyor. Bu uygulamalar sırası ile:

Kan Pıhtılaşmasını Engelleyici İlaçlar

Göğüs ağrısını azaltmak ve kan akımını iyileştirmek için Nitrogliserin

Oksijen Tedavisi

Kalp krizi tanısı kesinleştirildikten sonra hekimler kalp damarlarındaki tıkanıklığı açmak için hızlıca tedaviye başlayacaktır. Bu amaçla uygulanabilecek iki tedavi yöntemi vardır;

Pıhtı Eritici İlaçlar (Trombolitik Tedavi)

İkincisi de perkütan koroner girişimdir (koroner anjiyografi ve anjiyoplasti).

Trombolitik tedavi

Damar içinde oluşmuş olan pıhtıyı eritmeye yönelik damar yolu ile pıhtı eritici ilaçları uygulanması yöntemidir. Bu ilaç tedavisi kalp krizinden sonraki ilk 6 saat içinde etkilidir, tanı konar konmaz uygulanmalıdır.

İlaçların ciddi kanama yapıcı yan etkileri olduğundan koroner anjiyografi imkanları olmayan bölgelerde yaşayan sınırlı hasta grubunda tercih edilmektedir.

Perkütan Koroner Girişimler

Tıkanmış veya daralmış olan damarları açmaya yarayan cerrahi olmayan bir yöntemdir. Kol veya kasık damarının içinden ince, plastik, ucunda balon bulunan, bir tüpün (kateter) damar içinde ilerletilmesi ve darlık seviyesine gelindiğinde balonun şişirilerek damardaki plak ve pıhtının damar duvarına yapıştırılması suretiyle tıkalı olan damarların açıldığı bir yöntemdir.

Bu müdahale sonunda kan damarındaki kanın akımı sağlanmaktadır. İşlem sırasında darlık yerinin yıllar boyunca açık şekilde kalmasını sağlayan “stent” adı verilen kafes benzeri yapılar yerleştirilmektedir.

Kalp krizinin diğer tedavileri ilaçlar ve sağlıklı yaşam tarzının yerleştirilmesidir. İlaçlar: Kalp krizi sonrası doktorunuz aşağıdaki ilaçlardan bir veya birkaçını sürekli olarak kullanmanızı isteyebilir.

ADE İnhibitörleri

ADE inhibitörleri kan basıncını düşüren ve kalp kası üzerindeki baskıyı azaltan ilaçlardır. Kalp kasının kriz sonrası zayıflamasını önlemek gibi ek faydaları da vardır.

Kan Sulandırıcı İlaçlar

Pıhtılaşma hücrelerinin birleşerek istenmeyen pıhtı oluşumunu engelleyen ilaçlardır. Ek olarak stent içinin pıhtı ile tıkanmasını da engellemeleri nedeniyle stent sonrası ez az 1 yıl süre ile kullanılmaları gerekmektedir.

Beta Blokerler

Beta bloker ilaçlar kalbinizin iş yükünü azaltır. Ek olarak göğüs ağrısını engellemek ve yeni bir kalp krizini önlemek amacı ile de kullanılır. Ritim bozukluğunun tedavisinde de kullanılmaktadır.

Kolesterol Düşürücü İlaçları (Statinler)

Statinler kan kolesterolünüzü düşürür veya kontrol eder. Kan kolesterol düzeyinizi düşürerek yeni bir kalp krizi veya inme atağını engelleyebilirsiniz.

Kalp ritmini kontrol eden ek ritim düzenleyici ilaçlar, kaygı düzeyinizi azaltmak için antidepresanlar veya idrar sökücü ilaçlar da verilebilir. İlaçlarınızı doktorunuzun önerdiği şekilde kullanmalı ve doktorunuz söylemedikçe tedaviyi bırakmamalısınız.

Diğer Tedaviler

Kalp krizini tedavi etmek için koroner arter bypass grefti operasyonu da yapılabilmektedir. Koroner bypass sırasında tıkalı olan damarınızı açmak için doktorunuz aracılığı ile tıkalı olan bölgeye kan götürmesi amaçlanır.

Yaşam tarzı değişikliği: En az ilaçlar ve uygulanan stent işlemleri kadar önemli bir konu da kalp krizi geçiren insanların sağlıklı bir yaşam tarzını benimsemeleridir. Bu amaçla sigaranın bırakılması, düzenli egzersiz yapılması, sağlıklı beslenme, ideal kilonun korunması, stres yönetimi öneriliyor. Bu yaşam tarzı değişiklikleri kalp krizinin tekrarlamasını önlemede hayati önem taşıyor.

Bilgilendirme paylaşımlarımızı instagram sayfamızdan takip edebilirsiniz. Kesin tanı ve tedavi için lütfen bizimle iletişime geçiniz. Ayrıca e-posta ve telefon ile bize ulaşabilirsiniz.

Leave a Reply